 |
ELAZIĞ HAKKINDA
Elazığ Fırat havzasının 'Yukarı Fırat
Bölümü'nde, tarihi Harput Kalesi'nin bulunduğu tepenin eteklerinde kurulmuş bir
şehir. Aynı zamanda pek çok uygarlığa tanıklık etmiş. Kimler gelmiş, kimler
geçmiş Elazığ'dan: Hurriler, Hititler, Urartular, Romalılar, Sasaniler, Araplar,
Çubukoğulları, Artukoğulları, İlhanlılar, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve
Osmanlılar... Elazığ'ın yerleşim yeri yeni olmakla birlikte, bölgenin tarihi çok
eski çağlara dayandığı için Elazığ'dan söz ederken Harput'un tarihi ile birlikte
anmak gerekiyor. Harput 1999 yılında tüm dünya tarafından ilgi ile izlenen güneş
tutulmasına tanıklık etmişti. Daha doğrusu tarihi güneş tutulmasının tüm dünyada
en güzel görülebilen yerlerinden biri olarak adını duyurmuştu. Yöredeki tüm
oteller dolmuş, hatta rezervasyonlar 1 yıl öncesinden yapılmıştı. Bu nedenle
bizler de ancak Malatya'daki Kayısı Otel'de yer bulabilmiştik. O gün Elazığ'a
gitmek üzere sabah yola çıktık. Birkaç saat sonra büyük bir şehirle karşı
karşıyaydık. Cadde ve sokaklarının karmaşası İstanbul'u aratmıyordu. Otobüslerle
Harput Kalesi'nin bulunduğu tepeye doğru yol alırken arkamızda bıraktığımız
manzara büyüleyiciydi. Güneş tutulması sonrası, sanıyorum belediyenin
katkılarıyla, Harput'un girişindeki eski bir Harput evinde misafirlere kurulmuş
muhteşem bir sofraya konuk olduk. Ev muhteşemdi... Büyük bir misafir odasına yer
sofrası kurulmuştu. Sofrada Elazığ yöresine ait yemekler bizi bekliyordu.
Kurutlu çorba, Sırın,
Pestilli yumurta, Göme, Mukaşerli pilav,
Harput köftesi,
Pekmez helvası ve Gül tatlısı şu an hatırlayabildiğim yemekler... Bir odada köy
kadınları yerel kıyafetleriyle ekmek pişiriyor, merakla kendilerini izleyenlere
yufka ekmekten hazırladıkları dürümleri ikram ediyorlardı. Yörenin
ilerigelenleri ile yaptığımız sohbetlerden Elazığ-Harput mutfağı hakkında epeyce
bilgi edindik |